
RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK VE EKSİK SORUŞTURMA İNCELEMESİ
Ekim 26, 2025
ADLİ BELGE İNCELEMELERİNDE “DENETİME ELVERİŞLİ BİLİRKİŞİ RAPORU” TEKNİK ANALİZ
Kasım 6, 2025Giriş
Ceza hukuku, bireylerin haklarını ve özgürlüklerini koruma amacıyla oldukça hassas bir denge üzerine kuruludur. Bu bağlamda, mahkemelerin verdiği kararlar, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılması hem de hukukun doğru uygulanması açısından büyük bir önem taşır. Ancak, zaman zaman eksik inceleme veya delillerin yeterince değerlendirilmemesi gibi durumlar, verilen kararların temyiz edilmesine ve bozulmasına neden olabilmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2016/8538 Esas ve 2017/500 Sayılı Kararını inceleyip bilirkişi raporundan kaynaklı eksik inceleme sonucu bozma kararı irdelenmiştir.
https://karararama.yargitay.gov.tr
Olayın Özeti
Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlamasıyla beraat ve müsadere kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamında yer alan delillerin tam anlamıyla incelenmemesi ve bu bağlamda eksik bir değerlendirme yapılması nedeniyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesi söz konusu kararı bozmuştur.
Dosyada yer alan en önemli hususlardan biri, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen rapordur. Raporda, sanığın imzalarının olayla ilgili belgelerdeki imzalarla uyum göstermediği belirtilmiş; ancak daha sağlıklı bir inceleme yapılabilmesi için sanığın resmi dairelerdeki önceki imzalarının temin edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Buna rağmen, mahkeme bu hususu dikkate almadan karar vermiştir.

Eksik İncelemenin Hukuki Sonuçları
Ceza yargılamasında delillerin tam ve eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesi, adil bir karar verilmesinin temel şartıdır. Bu bağlamda, Yargıtay’ın söz konusu kararı bozma gerekçesi şu şekilde özetlenebilir:
Delillerin Yetersiz İncelenmesi: Kriminal raporda, sanığın önceki imzalarının temin edilmesi gerektiği açıkça belirtilmesine rağmen, mahkeme bu öneriyi dikkate almamış ve ek inceleme yapılmadan karar vermiştir. Bu durum, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemiş ve eksik bir yargılama sürecine yol açmıştır.
Tanık Dinlenmemesi: Sanığın kardeşi olayla ilgili tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Tanık ifadeleri, olayın aydınlatılmasında kritik bir öneme sahip olabilirken, bu delilin göz ardı edilmesi yargılama sürecinde önemli bir eksiklik yaratmıştır.
Hukuki Durumun Yanlış Tespiti: Delillerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumu doğru bir şekilde tayin edilememiştir. Bu durum, hem sanığın haklarını hem de kamu vicdanını zedeleyen bir sonuç doğurmuştur.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, eksik inceleme nedeniyle verilen mahkeme kararını bozmuş ve şu hususlara dikkat çekmiştir:
-Sanığın resmi dairelerde bulunan önceki imzalarının temin edilerek kriminal veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nden rapor alınması gerektiği,
-Sanığın kardeşinin tanık sıfatıyla dinlenmesinin önem arz ettiği,
-Tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin edilmesi gerektiği.
Bu gerekçeler doğrultusunda, mahkemenin eksik inceleme ile verdiği kararın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
Ceza yargılamasında delillerin eksiksiz bir şekilde incelenmesi ve değerlendirilmesi, adaletin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. Delillerin yetersiz veya eksik incelenmesi durumunda, mahkemeler maddi gerçeğe ulaşmakta zorlanabilir ve yanlış kararlar verebilir. Bu tür hatalar, hem sanıklar hem de mağdurlar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Yargıtay’ın bu kararı, ceza yargılamasında delil incelemenin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Özellikle kriminal incelemeler ve tanık ifadeleri gibi somut delillerin dikkate alınması, adil bir yargılama sürecinin temel taşlarıdır.
https://adlibilimlerlaboratuvari.com/blog
Değerlendirme ve Sonuç
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin söz konusu kararı, ceza yargılamasında eksik incelemenin doğurabileceği olumsuz sonuçlara dikkat çekmektedir. Yargıtay’ın bu kararı, ceza hukukunun temel ilkeleri açısından önemli bir örnek teşkil etmekte ve hukuki süreçlerde dikkat edilmesi gereken noktaları gözler önüne sermektedir. Adaletin sağlanması için delillerin eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan 03.07.2014 tarihli raporda, inceleme konusu belgeler üzerindeki imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla yeterli kaligrafik bulgu ve itiyadi unsurlar taşımadığı belirtilmiş, ancak daha sağlıklı bir değerlendirme için sanığın önceki resmi belgelerdeki imzalarının temin edilerek yeni bir inceleme yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Buna rağmen, sanığın suç tarihinden önce resmi dairelerde bulunan imzalarının temin edilip kriminal veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Adli Belge İncelemelerinde
- Sahte İmza Tespiti
- İmza İnceleme
- Yazı İnceleme
- Senet ve Çek İnceleme
- Tahrifat İnceleme ve Tespiti
- Açığa İmzanın Tespiti
Güncel teknolojik cihazlarla inceleyerek gerçeği tespit ediyoruz.
info@adlibilimlerlaboratuvari.com – 0553 966 0836






